GİRİŞ
Bakla yetiştiriciliği için organik maddece zengin, killi-kumlu, killi-tınlı, pH' sı 6,5 - 7,3 olan; derin ve geçirgen topraklar bakla yetiştiriciliğinde idealdir. Bununla birlikte pek çok toprak yapısında da bakla yetiştiriciliği yapılmaktadır. Baklanın ortalama sıcaklık isteği, yetişme döneminde 18-27° C arasındadır. Çimlenme için en uygun sıcaklık 25° C'dir. Soğuğa dayanıklılığı: gelişme dönemine ve hava sıcaklığındaki düşüşe bağlı olarak değişmekle birlikte; gencide kar örtüsüz -5° C'ye kadar dayanabilmektedir. Bakla, yetişme süresi boyunca yeterli ve düzenli su ister. Ancak fazla yağışlı geçen yıllarda yetişme döneminde hastalık ve zararlılarda artış görülebilir.

EKİM ZAMANI
Ege Bölgesinde bakla için en uygun ekim zamanı, ekim - kasım aylarıdır. Geç ekimlerde hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte çıkışta gecikme olmakta, bu da gelişmeyi olumsuz olarak etkilemektedir. Ayrıca bazı yörelerde geç ekimle birlikte kuş (karga) zararı da ortaya çıkmaktadır.

TOPRAK HAZIRLIĞI
Bakla yetiştiriciliğinde istenen bitki sıklığının sağlanması ve normal bir gelişme için toprağın iyi hazırlanması gerekir. Bunun için toprak sürüldükten sonra diskaro ve tırmık geçirilmeli, sürgü ile bastınîmalıdır.

GÜBRELEME
Baklanın havanın serbest azotundan yararlanabilme özelliği nedeniyle, yüksek dozda bir azot uygulamasına gerek yoktur. Ancak gelişmeyi teşvik etmek ve nodul oluşumuna kadar bitkinin azot ihtiyacını sağlamak için ekimde 2-3 kg/da saf azot verilmelidir. Fosfor uygulaması, topraktaki yarayışlı fosfor miktarına göre değişmekle birlikte; Ege Bölgesin de genellikle 4-6 kg/da saf fosfor yeterli olmaktadır. Fosfor eksikliği görülen topraklarda dekara verilecek fosfor miktarı 10 kg'a kadar çıkmaktadır.
Baklada Gübre uygulaması, 10-15 cm derinliğe diskaro veya pulluk altına olacak şekilde tamamı santrifüjlü gübre dağıtma makinasıyla yapılabilir.

BAKLA EKİM ŞEKLİ VE SIKLIĞI
Ege Bölgesinde bakla ekimi genellikle serpme olarak yapılmakta olup; kullanılan tohum luk miktarı 10-20 kg/da'dır. Taban topraklarda en uygun ekim mesafesi 30x11 cm, kıraç topraklarda ise 45x7 cm'dir. Sıra arasını işleyebilen freze ve kazayağı gibi aletleri kulla nabilmek için 45 cm sıra arası uygundur. Buna bağlı olarak taban topraklar daki ekim mesafesi 45x9 cm olarak değiştirilmelidir. Atılacak tohumluk miktarı, bin tane ağırlığına göre değişmektedir. Bu miktar küçük tohumlarda daha az olurken, büyük toh umlarda daha fazla olmaktadır.
Bakla için geliştirilmiş özel bir mibzer henüz mevcut değildir. Ancak mevcut mibzerlerin bakla ekimine ayarlanabüirliği üzerinde durulmalıdır. Küçük alanlarda ise kazayağı gibi aletlerle çizi açılarak ekim elle yapılabilir. Ekim derinliği 7-10 cm arasında olmalıdır.

BAKLA'NIN BAKIMI
Genelde elle ve çapa ile yapılmakta ; sıraya ekimde sıra arası işleyen kazayağı veya freze gibi aletler ara işlemede kullanılmaktadır. Kimyasal ot mücadelesinde, toprak hazırlığı sı rasında Trifluralin bileşimli ilaçlar; çıkış öncesinde ise Terbutrin bileşimli ilaçlar uygulana bilir.Aynca buğdaygil türü otlar için çıkış sonrası Fluazifob-butil bileşimli ilaçlar da kulla nılabilmektedir.
Bakla genelde kışlık ekildiğinden sulamaya gerek yoktur. İlkbaharın kurak gittiği yıllarda ise özellikle bakla döneminde zamanında ve yeterli sulama verim kaybını önlemektedir.

BAKLANIN HASADI VE HARMANI
Baklada olgunlaşma süresi ekim zamanı ve çeşitlere bağlı olarak 180-200 gün arasında değişmektedir. İri taneli çeşitlerde hasat tam olarak mekanize edilmemiştir. Alt baklalann kuruduğu, üst baklalara kurumaya yüz tuttuğu, yaprakların tamamen döküldüğü, sapın henüz yeşil olduğu dönemde çayır biçme makınası veya orakla yapılmaktadır. Bu dönem Ege Bölgesinde genellikle mayıs sonu - haziran başı olmaktadır. Küçük alanlarda ise hasat çoğunlukla elle sokum şeklinde yapılmaktadır. Bunun için baklalann tamamen kurumuş olması gerekmektedir. Biçilen bitkiler bir süre olduğu yerde bekletilerek tamamen kurumalan sağlandıktan sonra harmanlanır. Harman makinesinin olmaması halinde, harmanlama dövenle yapılarak rüzgarda savrulur.

EGE BÖLGESİNDE BAKLA ÜRETİMİNDEKİ SORUNLAR
Yoğun bakla üretiminin yapıldığı özellikle Balıkesir ve Çanakkale illerinde kuru baklanın dekardaki verimi 180 kg kadardır. Bakla verimi üzerine pek çok faktörün etkisi vardır.Bunlar:
• Çeşit sorunu olduğu için, üretici tohumluğunu kendi yerel populasyonun-dan temin etmektedir.
• Çiftçinin kullandığı tohumluk miktarı azdır.
• Mevcut populasyonlar orabanşa hassastır. Orobanşa karşı herhangi bir mücadele yapılmadığı için verim düşmekte; zararın çok yoğun olduğu yerlerde çiftçiler bakla ekiminden vaz geçmektedirler.
• Ekim ve hasatta mekanizasyon sorunu bulunmaktadır.

ÖNERİLER
• .Bakla tarımında tescilli çeşit kullanımına gidilmelidir.
• Dekara atılacak tohumluk 20-25 kg arasında olmalıdır.
• Serpme ekim yerme sıraya ekim yeğlenmelidir. Sıra arasının 45 cm olması durumunda, sıra arasını işlemek ve traktörle ilaçlama yapmak mümkün olacağından işgücü geresinimi azalacaktır.

BAKLADA TESCİLLİ ÇEŞİT ERESEN-87'NİN ÖZELLİKLERİ
Sakız populasyonundan seleksiyon yoluyla geliştirilen Eresen-87 çeşidi, 1987 yılında tescil ettirilmiştir. Özellikle yeşil tüketim için (sebze olarak) yetiştirilen Sevil bakla çeşidine göre kuru tane verimi % 27 daha yüksek olan Eresen-87, erkencilik açısından Sevil ile aynı olup; sakız bakla populasyonunun özelliklerim de taşımaktadır. Bu nedenle daha çok kuru danesi için tescil ettirilmiş olsa da yeşil tüketimi de söz konusudur. Sevil' den daha kısa olan (12-19 cm) baklaları kılçıksızdır. 100 tane ağırlığı 135-160 gram arasındadır. Doğal koşullarda antraknoz hastalığına karşı toleranslıdır. Menemen koşutlarında kar örtüsüz -5° C' deki soğuklara karşı toleranslıdır. Tane dökmeye ve yatmaya toleranslı olan bu çeşidin tanelerinde % 22 oranında protein vardır. Verimi, ekim zamanı ve çevre koşullarına bağlı olarak, 200-500 kg/da arasında değişmektedir.
EGE TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ
P. K. 9 Menemen - 35661 İZMİR

BEZELYE YETİŞTİRİCİLİĞİ

Baklagil sebzeleri içinde yer alan bezelye insan beslenmesinde oldukça büyük bir öneme sahiptir. Protein ve karbonhidrat içeriği bakımından zengin olan bu sebze özellikle A,B ve D vitaminlerince zengindir. Bir çok çeşidi vardır. Bunlardan bazısı bodur olup 30-40 cm boylanarak yeşil yapraklarıyla toprağa yayılıp zemini örter. Sırık bezelyesi denilen diğer çeşidi gövdesinden çıkardığı sülüklerle yüksek boylu ne bulursa ona tutunan tırmanıcı bitkilerdir. Bunların hereklerle desteklenmesi gerekir. Bezelye çeşitlerinden bazılarının yalnızca taneleri yenir. Bazıları da kabuklarıyla birlikte yenilir.

Kök:

Bezelyede kökler farklı yapıdadır. Başlangıçta ana kazık kök ve daha sonra bu kökten yanlara doğru ikincil kazık kökler gelişir. Bu köklere bağlı olarak oldukça iyi gelişen bol miktarda saçak kökler oluşur. Kök sisteminin büyük bir çoğunluğu toprak yüzeyine yakın bulunur.

Bezelye sathi köklü bir bitkidir. Köklerin büyük bir çoğunluğu toprak yüzeyine yakın olarak gelişir. Bu nedenle kendinden sonra gelecek bitki için çok iyi bir ön bitki olur. Yüzeysel olarak gelişen bu kökler hemen çürüyerek parçalanır. Bezelye başka bir kültür bitkisi için iyi bir ön bitkisi olmasına rağmen, aynı toprakta ertesi sene tekrar bezelye yetiştirilmesi uygun değildir. Çünkü kökleri vasıtasıyla salgıladığı maddeler nedeniyle ikinci yılda önemli ölçüde verim düşüklüğü görülür. Köklerinde havanın serbest azotunu tutmayı sağlayan Rhizobium bakterilerinin oluşturduğu nodoziteler gelişir.

İklim İstekleri:

Serin iklim sebzesidir. Donma noktasına yakın düşük sıcaklıklara dayanan bir sebze türüdür. Havaların serin ve nemli olduğu koşullarda çok iyi gelişme göstermesine karşın sıcak ve kuru havalardan hoşlanmaz. Yetiştirme dönemi süresince sıcaklığın donma noktasının üzerinde olması istenir. Çimlenme döneminde topraktaki yüksek nem tohumun çürümesine neden olmaktadır.

Toprak sıcaklığı 7-8 0C olduğunda tohum ekimi yapılır. Bezelye tohumu 2 0C’de çimlenebilse de, çimlenme çok yavaştır. Gelişme döneminde yüksek sıcaklık ve uzun güneşlenmeden hoşlanmaz. Bu dönemde rutubet ve serin ortam ister. Gelişme döneminde meydana gelen yüksek sıcaklık ve kuraklıkta bitki bodur kalır ve meyveler normal iriliklerini alamaz. Çabuk ve zoraki olgunlaşma nedeniyle verim ve kalitede çok büyük kayıplar oluşur. Gelişme döneminde toprak çok rutubetli ise toprak yüzeyine yatan bitkilerde mantari hastalıklar büyük zararlara yol açar.

Günlük ortalama sıcaklığın; çimlenme ile çiçeklenme arasındaki dönemde 15-18 0C, çiçeklenme ile olgunluk arasındaki dönemlerde de 18-21 0C olması istenir. Sıcaklığın yüksek olması çiçeklenme süresini kısaltır. Çiçeklenme ile olgunluk arasındaki dönemde sıcaklığın 10 0C’ye düşmesi durumunda ise dane olgunlaşmaz. Yetişme dönemi boyunca düzenli ve yavaş yağış, danenin yüksek kalitede olmasını sağlar.

Danelerin olgunlaşması devresinde sıcaklığın 30 0C’nin üzerine çıkması halinde, tohumlar canlılıklarını kaybeder.

Toprak İsteği:

Toprak isteği bakımından seçicidir. Serin ve yağışlı dönemde yetiştirildiği için alüviyal ve su tutma kapasitesi yüksek topraklarda çok iyi gelişir. Ağır topraklardan hoşlanmaz. Çimlenme döneminde ıslak ve çok rutubetli topraklarda tohum iyi çimlenemez. Toprak ıslaklığı gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Gövdenin ve meyvelerin ıslak toprakla temasının önlenmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Erkencilik için kumlu-tınlı topraklar daha uygundur. Erkenciliğin düşünülmediği hallerde yüksek verim ve iyi nitelikli ürün alabilmek için iyi drene edilmiş killi-tınlı topraklar tercih edilmelidir. Düşük pH’lı topraklarda azot ve fosfor alınımının azalması nedeniyle dane verimi de azalmaktadır. Bu nedenle toprak pH’sının 6,5-7 civarında olması istenir.

Toprak Hazırlığı ve Ekim:

İlkbahar üretimlerinde topraktaki azot bakterileri ve mikroorganizmaların faaliyetlerini kolaylaştırmak için toprak sonbaharda 20-25 cm derinlikte bir iki defa sürülerek havalandırılır. İşlenen toprak tırmıkla düzeltilerek ekime hazır hale getirilir.

Tohum ekim zamanı bölgenin iklim şartlarına bağlıdır. Şubat başından 15 Mart’a kadar erkenci - yarı erkenci çeşitler; nisan başına kadar yarı erkenci ve geçci çeşitler; 15 nisandan sonra da sıcağa dayanıklı çeşitlerin ekimi yapılmalıdır. Kasım–Aralık ayları içerisinde de sonbahar çeşitleri ekilebilir.

Ekim şekli ve ekim aralıkları çeşit özelliğine, işletme büyüklüğüne ve değerlendirilme şekillerine göre değişir. Ekim; mutlaka toprak tavında iken yapılmalıdır. Tohum ekim derinliği 3-5 cm’dir.

Yetiştirme döneminde düzenli yağış alan veya yağmurlama sulama imkanı olan tarlalara düze ekim daha uygundur. Yetiştirilecek bezelye sırık ise masuralara ekim yapılmalıdır. Yer çeşitleri düz tarlaya mibzerle ekilmelidir. Düze ekimlerde sıra arası 30-40 cm, sıra üzeri 5-10 cm olacak şekilde tohum ekimi yapılmalıdır. Sırık çeşitlerde ise sıra arası 50-80 cm, sıra üzeri ise 15-25 cm olmalıdır. Sırık çeşitler masuraların boyun noktalarına ocakvari olarak ekilir. Bu nedenle her ocağa 4-5 adet tohum atılır. Ortalama dekara 10-12 kg arasında tohum ekilir.

Çapalama:

Tohumların çimlenerek bitkilerin toprak yüzüne çıkıp gelişmeye başladığı ilk hafta içinde büyümeleri çok yavaştır. Yabancı otlar bitkilerin 4-5 yapraklı olduğu dönemde toprağı havalandırmak, varsa kaymak tabakasını kırmak, yabancı otları almak ve gerekiyorsa seyreltme yapmak amacıyla birinci çapa yapılır. İlk çapa ok yüzeysel yapılmalı ve köklere zarar verilmemelidir. Birinci çapadan yaklaşık 20 gün sonra bitkiler 25-30 cm boylandıkları yabancı otların fazlalaştığı dönemde ikinci çapa yapılır. Bu çapa ile bitkilerin boğazları doldurulur. Genellikle ikinci çapa zamanı çiçeklenmeden önceki dönemdir. Genelde iki çapa yeterlidir, ancak kaymak tabakası ve yabancı otların oluşması halinde üçüncü bir çapa da yapılabilir.

Herek Verme:

Sırık bezelyelerde ikinci çapa ile birlikte herek verme işlemi de yapılır. Kafes tellerle, zik zaklı gergin iplerle, kargı veya sırıklarla bitkilere herek verilir. Herekler bitkilerin rüzgârdan ve toprakta bulunan nemden zarar görmemesini sağlar. Bitkiler hereklere büyüme uçlarındaki sülüklerle çok sağlam olarak tutunurlar.

3-4 m’de bir dikilen kazıklara kafes teller meyilli şekilde duvar gibi çekilir. Bezelye bitkileri bu kafes telleri üzerinde çok iyi gelişir. Düzenli hasat yapılarak kaliteli düzgün meyveler elde edilir. Özellikle bu yöntem küçük aile işletmelerinde sofralık, taze bezelye üretiminde kullanılır.

Sulama:

Sonbaharda yapılan bezelye yetiştiriciliğinde, bitkinin gelişme dönemi genellikle yağışlı döneme rastladığı için sulamaya hemen hemen hiç ihtiyaç duyulmaz. İlkbaharda yapılan ekimlerde iyi bir gelişme sağlayabilmek için hava ve toprak şartlarına bağlı olarak düzenli aralıklarla sulama yapılmalıdır. Çiçeklenmeden önceki dönemde ve meyve tutumundan sonraki dönemde olmak üzere en az iki defa sulama yapılır. Çok nadir hallerde havalar çok kurak giderse üçüncü bir sulama yapılabilir. Sulama; karık usulü veya yağmurlama şeklinde yapılır.

Gübreleme:

Bezelye kendinden önce yetiştirilmiş olan bitkiye verilmiş olan gübrelerle çoğu kez yetinmektedir. Bezelyeye çiftlik gübresi vermekten kaçınılmalıdır. Çiftlik gübresi vegatatif kısımların aşırı gelişmesini sağlar; bakla ve dane veriminin azalmasına neden olur. Fakat toprağın yapısını düzeltmek için verilmesi gerekiyorsa, bezelyeden önce yetiştirilen çapa bitkilerine verilmelidir. Bezelye, potasyum ve fosfor eksikliğine karşı çok hassastır. Topraktaki fosfordan çok iyi faydalanır. Gübreleme; ekim öncesi toprak işleme sırasında yapılmalıdır.

Toprağın yapısına bağlı olarak saf olarak 1 dekara verilmesi gereken ortalama gübre miktarları:

AZOT...................................3-4 kg/da

FOSFOR(P2O5)...................8-10 kg/da

POTASYUM(K2O)...... .......20 kg/da

Örnek Gübreleme: 1 dekar alan için;

- 22 kg/da.... DAP (18-46 )

- 42 kg/da.... Potasyum Sülfat (% 48-52)

Hafif bünyeli topraklarda ve elle hasatta verilen gübre miktarı artırılmalıdır.

Tarımsal Savaşım:

Bezelyede zarar yapan birçok hastalık ve zararlı bulunmakla birlikte bunlardan en önemlileri; kök çürüklüğü, solgunluk, külleme, mildiyö, antraknoz ile kırmızı örümcekler, yaprak bitleri ve burukuslardır. Bu hastalık ve zararlılarla mücadelenin zamanında ve titiz olarak yürütülmesi gerekmektedir.

Olgunluk, Hasat ve Depolama:

Hasat olgunluğuna gelmiş baklalar en geç iki-üç gün içerisinde hasat edilmelidir. Özellikle kuru ve sıcak havalarda daneler çok çabuk olgunlaşır. Hasat zamanında yapılmaz geç kalınırsa daneler unlu bir durum alır ve konservecilik kalitesi düşer. Konservelik bezelyeler genellikle geniş alanlarda yetiştirilir ve hasat bir seferde ve makineli olarak yapılır.

İlkbaharda ekilen bezelyeler 12-16 hafta, sonbaharda ekilen bezelyeler 32 hafta sonra hasat edilmeye başlanır. Küçük işletmelerde bezelye hasadı kademeli olarak elle yapılır. Hasat olgunluğuna gelmiş bezelyeler 3-4 gün ara ile düzenli olarak bitkilere zarar vermeden elle hasat edilirler. Genellikle sırık bezelyeler küçük işletmelerde yetiştirilir, hasatları ise kademeli olarak elle yapılır. Büyük işletmelerde ise genellikle yer çeşitleri yetiştirilir. Hasadın kademeli olarak elle yapılması kalite ve verimi olumlu yönde etkiler.

Hasat edilen bezelyeler hemen piyasaya sevk edilir. Pazara sevk edilen bezelyeler 5-10 0C’lik sıcaklıklarda 2-3 gün bekleyebilir. Bezelyede hasat olgunluğuna gelmiş baklalar en geç iki-üç gün içinde hasat edilmelidir. Özellikle kuru ve sıcak havalarda daneler çok çabuk olgunlaşır.

Verim:

Çeşidin yer ve sırık oluşuna, baklada bulunan dane sayısı ve iriliğine, ekolojik şartlara bağlı olarak değişir. Bir dekar alandan baklalı taze bezelye olarak 1500-2000 kg, taze iç bezelye olarak 500-800 kg arasında ürün alınır.